Uykunun Öğrenme Üzerinde Etkili Olduğunu Biliyor musunuz?  Bu Yazıyı 7 Dakikada Okuyabilirsiniz.

İngiliz şair Edward Young ‘öğrenmenin sonsuzluğu, insana ne kadar az bildiğini gösterir’ diyerek öğrenmenin hayat boyu devam eden bir yolculuk olduğunu ifade etmiştir ve bu yolculukta sınırlı insan yaşamı, sınırsız sayıda bilgiyi öğrenme kapasitesi ve yeteneğiyle donatılmıştır. Öğrenme ise bilginin, beyinde işlenip davranışlara aktarılması ve davranışlarda kalıcı etkiler oluşturmasıyla meydana gelir. Öğrenme, temelde hatırlama, anlama, yaratıcı yetenek, sınıflama ve unutma gibi bellek ve hafıza süreçlerini yakından ilgilendirir. Düzenli ve dengeli beslenme, spor, stres, kaygı gibi öğrenme sürecini etkileyen birçok çevresel ve içsel uyaran mevcuttur. Bunlardan birisi de insan hayatının üçte birini oluşturan uykudur.

Modern araştırmalara kadar uyku, salt bir dinlenme, yorgunluk giderme ve bilincin devre dışı kalma hali, daha genel bir ifadeyle bedensel bir ihtiyaç olarak değerlendirilmiştir. Günümüzde yapılan araştırmalara göre ise uyku, gün içerisinde çok sayıda etkileşime giren ve uyarılan beynin, işlevlerini doğru bir şekilde yerine getirmesi adına kendini yenilediği, düzenlediği ve en az beden kadar ihtiyaç duyduğu bir aralıktır. Motivasyon, odaklanma, duygu durumu, zihinsel ve fiziksel sağlık gibi bedenin ve beynin karmaşık yapılarına etki eden uyku, öğrenme sürecini de yakından ilgilendirir.

Uyku Sırasında Beyinde Neler Oluyor?

Yaygın kanının aksine, beyin uyku sırasında oldukça aktiftir; gün içerisinde öğrenilen bilgiyi düzenler ve tıpkı uyanıklıkta olduğu gibi bilgiyi işler ve pekiştirir. Beyin, öğrenmenin kalıcı hale gelmesini sağlayan pekiştirme işlemini sadece uykuda gerçekleştirir. Yapılan araştırmalara göre uykunun iki tür evresi vardır: NREM uykusu ve REM uykusu. NREM (Non-rapid eye movement), uykunun ilk periyodudur. Bedensel hareketlerin olmadığı, beyin aktivitesinin düşük olduğu ve hızlı göz hareketlerinin izlenmediği bu dönem, aynı zamanda duyu organlarından gelen uyaranlara karşı algılarımızın kapalı olduğu uyku dilimidir.

REM (rapid eye movement) uykusu ise, uykunun en güçlü ve derin olduğu evredir. Genellikle uykunun son iki saatini kapsar. Hızlı göz hareketlerinin görüldüğü bu uyku döneminde beyin çok aktif bir şekilde çalışır ve gün boyunca alınan bilgiler REM uykusu sırasında önem derecesine bağlı olarak seçilir, kaydedilir ya da silinir. Ayrıca, REM uykusunun duygusal zekâyı ve öğrenilen bilginin akılda kalıcılığını artırdığı bilinmektedir. Araştırmalara göre; REM uykusunun yarıda kesilmesi ya da uykunun bu aşamasına geçmeden uykunun sonlandırılması, gün içerisinde öğrenilen bilginin hatırlanmasını, pekiştirilmesini ve geri getirilmesini zorlaştırıyor. Uyku ve öğrenme konusuna yakından baktığımızda REM uykusunun bellek için kritik bir öneme sahip olduğunu görüyoruz.

Uyku ve Uyku Yoksunluğu Öğrenmeye Nasıl Etki Ediyor?

Sağlıklı bir yaşam için şart görülen düzenli uyku alışkanlığının, öğrenme üzerindeki etkisinin araştırıldığı hem hayvan hem insan katılımlı çalışmalar gösteriyor ki; uyku hem bilgiyi öğrenmeden önce hem de öğrendikten sonra hafızayı önemli derecede etkilemektedir.  Bu konuda lise öğrencileriyle yapılan bir çalışmanın sonuçlarına göre; uykuyu takip eden öğrenme süreci bellek ve hafıza üzerinde faydalı bir etkiye sahiptir. Özellikle öğrenmenin gerçekleştiği ilk birkaç saat içinde alınan uykunun, öğrenmeyi daha yararlı kıldığı görülmüştür. Aynı araştırmaya göre; yeni bilgiler öğrendikten sonra kısa süre içinde uyuyan katılımcıların, öğrenme ve uyku aralığının daha uzun sürdüğü katılımcılara göre daha iyi hatırladıkları ve öğrendikleri gözlemlenmiştir. Aksi durumda ise uyku yoksunluğu,

  • Bilişsel ve fiziksel aktivitelerde zayıflama,
  • Algılamada yavaşlama,
  • Organizmanın daha az bilgi öğrenmesine neden olma,
  • Odaklanmada güçlük,

gibi belleği ve doğal olarak öğrenmeyi etkileyen sorunlara sebep olmaktadır.

Bellek, Uyku ve Öğrenme

Bilginin beyinde depolanıp, yeniden kullanabilmesi işlevini yerine getiren bellek, uyku yoksunluğu durumunda, önceden öğrenilen bilgileri geri getirmekte ve hatırlamakta zorlanır. Yani kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe aktarılıp pekişen bilgilerin unutulması durumu söz konusudur. Bellek üç türe ayrılır: kısa süreli bellek, uzun süreli bellek ve duyusal bellek. Duyusal bellek, duyu organlarından gelen iletilerin hafızada çok kısa bir süre için -1 ya da 2 saniye- tutulmasıdır. Örneğin; havada uçan kuşun görüntüsünün birkaç saniyeliğine akılda kalması gibi. Kısa süreli bellek ise bilginin işlendiği ve gerekli olan bilginin ihtiyaç duyulan süre kadar bellekte saklandığı daha sonra unutulduğu bellek türüdür. Örneğin; reklamlarda görüp aramak istediğiniz bir telefon numarasını o an için ezberleyip unutursunuz. Bilginin bu bellek türünde akılda kalma süresi 2 saniye ile 20 dakika arasındadır.

Bilgi kısa süreli bellekte üç şekilde işlem görür; ihmal edilebilir, tekrar edilerek kısa süreli hafızada saklanabilir veya tekrarlama yoluyla uzun süreli belleğe aktarılabilir. Uzun süreli bellek, kısa süreli belleğin saklayıp kendisine gönderdiği bilgileri uzun saatler, aylar ve yıllar boyunca saklama ve istenildiğinde geri getirme yeteneğine sahiptir. Beyin hasarı, demans ya da Alzheimer gibi beyni etkileyen durumlar görülmediği sürece buradaki bilgiler bellekten atılmaz, saklanır.

İdeal Uyku Süresi Ne Kadar Olmalıdır ?

Düzenli uyku alışkanlığı kadar uykuda geçirilen sürenin ne kadar olması gerektiği de öğrenme kalitesini oldukça etkilemektedir. Uykuda geçirilen süre arttıkça beyin buna paralel olarak bilişsel olarak daha aktif olacaktır. Uyku ve öğrenme birbiriyle çok ilişkili olduğu için uykuda geçen zaman öğrenmeyi yakından etkiliyor. Uyku süresi ise farklı yaş gruplarına göre değişiklik gösteriyor. ABD’deki uyku uzmanlarının en büyük profesyonel organizasyonu olan Amerikan Uyku Tıbbı Akademisi’nin uyku vakitleriyle ilgili önerileri şu şekildedir:

  • Dört ila 12 aylık bebekleri düzenli olarak günde 12 ila 16,
  • Bir ila iki yaş arasındaki çocuklar, düzenli olarak günde 11 ila 14,
  • Üç ila beş yaş arasındaki çocuklar, düzenli olarak 10 ila 13,
  • Altı ila 12 yaş arasındaki çocuklar, düzenli olarak 9 ila 12,
  • 13 ila 18 yaş arasındaki gençler, düzenli olarak 8 ila 10,
  • 18-25 yaş arasındaki genç yetişkinler, 7 ila 9,
  • 26-64 yaş aralığındaki yetişkinler, 7 ila 9
  • 65 yaş üstündeki bireyler, günde 7 ila 8 saat uyumalıdır.

Bu veriler yaş gruplarına göre genellenebilir düzeyde olsa da bireysel farklılıklar göz önünde bulundurulmalıdır. Her insanın uyku ihtiyacı birbirinden farklı olabilmektedir. Kimi insan herhangi bir işte verimlilik sağlamak için daha az uyku ihtiyacı duyarken bir başkası için daha fazla uyku süresi gerekebilir.

Uyku ve öğrenme konusu uzun yıllardır araştırılıyor. Öğrenme sürecinde uykunun önemi, çok sayıda araştırmanın da ortaya koyduğu üzere yadsınamaz bir gerçektir. İnsanlarla ve hayvanlarla yapılan çalışmalarda; uykunun, öğrenmeyi kalıcı hale getiren pekiştirmeyi olumlu bir şekilde etkilediğini göstermiştir. Araştırmalar karmaşık bilgilerin henüz uyku sırasında öğrenilemeyeceğini işaret etse de, basit seviyedeki bilgiler için bunun mümkün olduğunu bildirmektedir. Yapılan çalışmalar sonucunda artık biliniyor ki, bir bilgi ya da görev öğrenildikten hemen sonra uyunulduğunda -günün hangi saati olursa olsun- öğrenilen bilgilerin uzun süreli bellekte kalma şansı artacaktır. Uyku yoksunluğunun ise algılama, bellek, odaklanma, anlama, soyut düşünme, hatırlama ve bilgiyi geri getirme gibi öğrenmeye etki edebilecek zihinsel mekanizmaların çalışmasını yavaşlattığı ve buna bağlı olarak öğrenmede bir takım güçlükler yaşanmasına neden olduğu bilinmektedir. Bu sebeple, her yaştan bireyin özellikle de ebeveynlerin okul çağındaki çocuklarının öğrenmelerini, başarılarını ve yaratıcı düşünmelerini etkileyen uyku sağlığına ve düzenine dikkat etmesi gerekmektedir.

https://www.yaraticiebeveyn.com/cocuklarda-beyin-gelisimi/

Kaynaklar

https://www.ukessays.com/essays/psychology/the-relationship-between-memory-and-sleep-psychology-essay.php?vref=1
https://www.psychologytoday.com/us/blog/child-sleep-zzzs/201606/how-much-sleep-does-your-child-need
https://www.nature.com/articles/nrn915http://learnmem.cshlp.org/content/13/3/259.full.html

çocuğumu psikolojik rahatsızlıklardan nasıl korurum
Çocuğunuzu Psikolojik Rahatsızlıklardan Korumanın Yolları
Çocuklar Neden Başarısız Olurlar?
Çocuğunuz Neden Başarısız Oluyor?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.

Menü