Modern Çağın Vebası: STRES

Veba hastalığı 14. yy. dünyasının görmüş olduğu en ölümcül salgındı. Kesin olmayan sayılarla birlikte yaklaşık olarak 200 milyon insanın bu salgın sonucu ölmesi, vebaya en ölümcül salgın ünvanını verdi. İlerleyen yüzyıllarda kısa sürelerle yeniden belirerek dünyanın çeşitli yerlerinde büyük nüfusların ölümüne sebep oldu ve 19. yüzyılda artık neredeyse tamamen ortadan kalktı. Kara ölüm olarak adlandırılan veba yeryüzünün gerçekten görmüş olabileceği en kara ölümdü. 

Günümüze döndüğümüzde, şu an dünyadaki mevcut yıllık ölüm sebeplerine bakıldığında birinci sıradaki ölüm nedeni kalp ve damar hastalıkları olduğu ve her yıl yaklaşık 18 milyon kişinin bu sebep ile öldüğüne dair veriler mevcut. Akabinde kanser, diyabet, diğer solunum hastalıkları devam ediyor. Bu ve listenin devamındaki birçok hastalığın ana sebepleri olarak sağlıksız beslenme, alkol, tütün kullanımı ile kronik stres gösteriliyor. Aslında perdeyi biraz daha araladığımızda stresin ilk maddelerinde oluşması için uygun ortamı yarattığını görebiliyoruz. Yeryüzünden hiç silinmeyen, gizli bir veba olarak her ortamda, her toplulukta bulunabilen; ülke sınırları tanımayan stresi biraz tanımakta fayda var. Ne kadar görmezden gelirsek kendini fark ettirmek için o kadar büyük karşımıza çıkıyor yoksa.. 

Stres; içsel veya dışsal bir uyarandan dolayı yaşadığımız sıkıntı, zorlanma olarak psikolojide yer alır. Aslında ilk çıkış noktası fizik bilimine dayansa da zamanla tıp ve psikoloji literatüründe yerini almıştır. 

Aslında Her Stres Çokta Stresli Değil… 

Balta görmemiş bir ormanda yaşayan; trafik nedir bilmez, sosyal kaygı nedir tanımaz bir çiçek olsaydık bile yeni açan bir tomurcuğumuz için strese ihtiyacımız olacaktı. Yani; stres aslında her canlı için var olması gereken, canlıların yaşamını devam ettirmesi için gerekli olan bir zorlantıdır. 

Bir sınavı geçmek için hiç stres yapmadığınızı, ev değiştirirken ya da yeni bir ortama girerken hiç stres duymadığınızı düşünün. Yok, ben rahat biriyim zaten stres yapmıyorum diyenler olabilir ama o anlarda da dozu kişiden kişiye değişse de mutlak bir stres her zaman oluyor. Bu da aslında kalkıştığımız işlerin sonrasını düşündüğümüzde hayatımızda bir tecrübe olarak yer ediniyor. 

Her stres olumsuz değildir; bizleri geliştiren, bir adım ileriye taşıyan olumlu streslerimizi de düşünüp ona sadece olumsuz anlamları atfetmediğimiz zaman stresin tadını çıkarabilir ve rahatlayabiliriz. 

 Ne Yaparsam Yapayım Stresime Engel Olamıyorum! 

Stresin olumsuz etkilerini azaltmak için etkili yöntemlere ihtiyaç vardır. Aksi takdirde etkili olmayan bir mücadele süreci bizi tükenmeye götürür. Bu sebeple; stresin beslendiği kaynakların, ona sebep veren içsel ve dışsal dinamiklerin tespitinin yerinde yapılması gerekir. 

Stresin kaynağını tespit etmek her zaman kolay olmayabilir. Stresimizin kaynağı, bazen oldukça belirgin bazen çok gizli bir sebepten kaynaklanıyor olabilir. Örneğin; bir topluluk karşısında konuşma yapacaksınız ve bu konuda çok da tecrübeli olmadığınızı varsayalım. Terleme, çarpıntı, nefes almada zorluk, sesin titremesi gibi kendinizin doğrudan fark edebileceği bariz fiziksel belirtiler yaşayabilir ve bu stresin o an yapacak olduğunuz şeyle ilişkilendirebilirsiniz. Bazen ise stres duymanızı gerekçelendirebileceğiniz bir durum yoktur ama yine de aynı belirtileri hissedebilirsiniz. Gizli sebep açıkça belli değildir ve tespiti kolay olmaz. Aynı zamanda belirtiler fiziksel olduğu gibi duygusal ve zihinsel de olabilir. Stresin başlıca belirtileri olarak; terleme, çarpıntı, baş dönmesi, nefes alamama, dikkat dağınıklığı, gerginlik, bitkin hissetmek, uyku problemleri, sosyal hayattan uzaklaşma vb. birçok belirti bazen belirgin bazen gizli bir stresin habercisi olabilir. 

 Stresle başa çıkmak için; 

  • Fiziksel egzersizler yapılarak kaslar gevşetilebilir. 
  • Zihinsel rahatlamalar için meditasyonlar yapılabilir. 
  • Hobiler ile uğraşılarak iyi hissetme hali arttırılabilir. 
  • Nefes egzersizleri ile fiziksel rahatsızlıkların önüne geçilebilir. 

 Baş edilemeyen stres problemlerinde, stresin hayatınıza daha fazla yerleşmesine izin vermeden bir uzman ile iş birliğine açık olmak gerekir. Unutulmamalıdır ki; stres birçok fiziksel ve ruhsal hastalığın oluşumundaki zincirin bir halkasını oluşturur ve o zinciri kırmak sizin elinizdedir. 

 

Kaynaklar 

  • https://srm.metu.edu.tr/tr/system/files/pdrm-brosur-12.pdf
  • https://www.researchgate.net/publication/334124313_STRES_STRESLE_ILISKILI_HASTALIKLAR_VE_STRES_YONETIMI 

 

Evlat Edinmek İsteyen Ailelere Tavsiyeler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.

Menü