Kötü evlilik mi, Boşanmak mı?  Bu Yazıyı 3 Dakikada Okuyabilirsiniz.

142 bin 488

Geçen yıl açıklanan boşanan çift sayısı.

Bir yabancı filimde çocuk tartışan ebeveynlerine “Yeter! Beni paramparça ediyorsunuz!” diye bağırmıştı. Her boşanma kelimesini duyduğumda bu sahne gözümde canlanır. Mutlu evliliği sürdürmek her çiftin göreviyken boşanmalarda sevdaya dahil değilmiş gibi çiftler sorumluluk gömleklerini çıkartıp gardlarını alıyorlar. Bu sırada çapraz ateşte kalan çocuklarını gözleri görmüyor.

Boşanma aşamasına gelene kadar tabi çocuk birçok olaya tanıklık ediyor. Ev içerisindeki huzursuzluklar, ses yükselmeleri, fiziksel ve psikolojik şiddet, eşyaların havada uçuşması, çiftlerin ailelerinin olaya dahil olması gibi pek çok olumsuz durum maalesef ki yaşanıyor.

Bazı çiftler bu olumsuz durumları yaşasalar da ‘boşanmak’ ayıp ve günahmış gibi kulaklarını bu yasaklı kelimeye kapatıp, birbirlerini duymadan sadece bağırıyorlar.

Eski zamanlara gidecek olursak boşanmak şu zamandaki gibi öyle kolay ve tek celsede olmuyordu. Kadının maddi olarak eşe bağlı olması, çiftlerin ailelerinin boşanmaya kesinlikle izin vermemesi, arada çocuklar var annesiz / babasız mı büyüsün düşünceleri kötü evliliklerin maalesef ki kara büyüsüydü.

Zaman değişti büyü bozuldu tabi.

Artık erkeklerin de kadınların da kendi ve birbirlerinin hakkını gözettiği, ev içerisinde eşit rol dağılımına dikkat ettiği, kadının iş hayatında daha çok rol alarak maddi gücünü sağlayabildiği bir dönemdeyiz. Tabi her şey herkes için tam olarak bu şekilde ilerlemiyor. Eğitimli de olsa eğitimsiz de olsa eski düşünceleri devam ettiren zihniyetler de mevcut. Boşanmak istediği için eşini döven, öldüren canilerde maalesef ki aramızdalar.

Çiftler hayatlarını birleştirdiklerinde ortak sevgi ve dileklerde yola çıkarlar. Bu yolculukta anlaşmazlıkların olduğu, fikir ayrılıklarının karşılarına çıkması çok doğal bir süreçtir. Fakat bu süreçte özelliklede çocuğunuz/çocuklarınız varsa eğer ve tartışmalar normal boyutlardan çıkıyorsa, çok uzun saatler tartışıyor, ev içerisinde beklenen huzuru uzun süredir yakalayamıyorsanız lütfen bir durun, bir susun! Çekilip kenara çocuklarınıza bakın onların hayatlarını nasıl etkiliyorsunuz.

Evliliği devam ettirmek adına gerekli yapıcı çözümleri karşılıklı olarak yerine getirdiğiniz halde hala bir sonuç alamıyorsanız, yukardaki olumsuz durumlar sürekli devam ediyorsa lütfen boşanın!

Sürekli tartışmaların olduğu, huzursuz bir ortamda çocukların sağlıklı yetişmesi mümkün değildir. Birçok olumsuzluğa tanıklık ederler ve bunlarla beraber olumsuz kişilik gelişimi gösterirler. Akademik başarıları düşebilir, yanlış arkadaş seçimi yapabilirler, ebeveynlerine karşı güvenleri sarsılabilir, kendilerini yalnız ve güçsüz hissedebilirler, daha küçük yaşlardaki çocuklarda fiziksel gelişimde gecikme olabilir, somatik yakınmalar artabilir. Bunlar gibi pek çok olumsuz durum çocuğun hem fiziksel hem sosyal hem de kişilik gelişimini olumsuz etkileyebilir. Bazen evlilikler içerisindeki şiddetli geçimsizlik öyle boyutlara gelir ki çiftler çocuklarının ne düzeyde olumsuz etkilendiğinin farkına varamaz. Girmiş olduğunuz bu zorlu süreç sizi, eşinizi ve çocuğunuzu/çocuklarınızı uzun süredir olumsuz etkiliyorsa ve çözüm yollarını tek tek deneyip bir sonuç elde edemiyorsanız en sağlıklısı boşanmaktır. Çünkü hiçbir kötü evlilik boşanmaktan daha iyi değildir.

babalar kulübü
Babalar Kulübüne Hoş Geldiniz
Hamilelikte beni neler bekliyor
Peki, Hamilelikte Sizi Neler Bekliyor?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.

Menü