Dijital Dünya Yasaklarla Değil Sınırlarla Faydalı

Değişen dünya ile birlikte dijitalin, teknolojik aletlerin ve internetin hayatımıza dahil olmadığı hiçbir nokta kalmadı. Sabahları alarmla başlayan gün boyu ekrana bakmakla geçiyor ve yatmadan önce tekrardan kurduğumuz alarmlarla bu döngü bütün zamanımızı ele geçiriyor. Peki, yetişkinler olarak her hareketimizle bizlerin gölgesi olan çocukları bu çevrimiçi dünyanın ‘yasaklı elemanları’ olmalarını nasıl bekleyebiliriz?

Öncelikle; dijitali anlamak, onun dünyadaki yerini anlamlandırmak ve bu eksen üzerinde neye sınır koyup neyin yasaklanması gerektiği üzerine karar vermek bizi daha etkili bir sonuca götürecektir. Aksi takdirde dünyadaki teknolojik gelişmeleri göz önünde bulundurduğumuzda, istediğimiz şeyin bilgisayar dilinden anlamayan, dijital dünyanın adaptasyonuna kapalı çocuklar yetiştirmek olmadığı da belli, değil mi?  Peki neden teknolojiyi yasaklama konusunda ebeveynler sürekli sıkıntı yaşıyor?

Buna sebep olan birçok faktör var ama ortak bir sorun olarak; bu konuyu çözülemeyen ve zamanla pes ettirilen bir soruna dönüştüren aslında tam olarak bu kilit kelime: “YASAK”. 

Yasak kelimesinin bir çocuk, hatta çoğu zaman yetişkinler için bile ne kadar cazibeli bir şey olduğunu konuşmaya gerek yoktur herhalde. Evet, o zaman konuya tam olarak buradan yaklaşıp kelimelerimizi düzeltmekten başlayabiliriz. Yasak kelimesinin yerine diğer birçok davranış içinde düzenleyici özelliği bulunan ‘sınırlama’ kelimesini kullanmaya bugünden başlayalım o zaman.

Çocuklarda Teknoloji Kullanımını Nasıl Sınırlandırırız?

Çocukların her hareketimizi gözlediği ve kendilerine bizim davranışlarımız üzerinden rol biçtiğini biliyoruz. O zaman ilk olarak biz teknolojiyi hangi amaçla, ne kadar süre kullanıyoruz? Öncelikle kendi kullanım şeklimizi değerlendirmeliyiz. Örneğin; internet kullanımını faydalı bir amaç geliştirme açısından ele alalım. Bir problemin çözümü için veya merak ettiğiniz bir konuda bilgi sahibi olmak için internette bir araştırma yapıyorsanız, burada çocuğa araştırma davranışını kazandırabilirsiniz. Peki, sosyal medyada çok fazla zaman geçiriyor ya da telefonunuzda sürekli her bölümü ile sizi tutsak eden oyunlara kapılıyorsanız..Evet çocuğunuz da büyük ihtimalle dijitali sadece oyun üzerinden tanımlayabilir.

Çocuğunuz telefonda/tablette/bilgisayarda oyun oynamak istiyorsa, teknolojik aletlerin sadece oyunlardan ibaret olmadığı konusunda yol gösterici olabilir ve karşılıklı paylaşım içeren etkinlikler gerçekleştirebilirsiniz. Örneğin; evinizin gelir-gider bütçesiyle ilgili bir Excel çalışması çocuğa teknolojik aletler hakkında oyundan farklı şeyler düşündürebilir.

Unicef yayınladığı bir raporda, çevrimiçi sanal dünyanın sınırlandırılması ve kullanım amacının faydalı olması için yapılması gerekenleri şöyle sıralıyor:

  • Çocuklara dijital okur-yazarlığın öğretilmesi
  •  Çevrimiçi hoşgörü ve empati öğretiminin güçlendirilmesi.
  •  Çocuklar için iyi birer dijital rol model olunması
  •  İçerik oluşturmanın ve paylaşmanın risklerinin anlaşılması

Çocuklar Teknoloji Başında Ne Kadar Vakit Geçirmelidir?

Teknolojiyi sınırlamak önemli olduğu gibi ne kadar süre kullanılması gerektiği de önemlidir. Pedagoji Derneği; bir gün içinde tablet, telefon ve televizyon dâhil olmak üzere çocukların ekran başında geçirmeleri gereken azami süreler için şu verileri işaret ediyor:

0-3 Yaş: Olabildiğince ekrandan uzak tutulmalıdır.

3-6 Yaş: Günlük toplam süre 20-30 dakikayı geçmemelidir.

6-9 Yaş: Günlük toplam süre 40-50 dakikayı geçmemelidir.

12+ Yaş: Günlük toplam süre 120 dakikayı geçmemelidir.

 Teknolojiye Sahip Olma Bilinci

Dijitalin kullanımı; dijitale erişebilme açısından çocukların bulunduğu farklı sosyo-ekonomik çevrelere göre hem aralarındaki uçurumu kapatacak hem de var olan uçurumu daha da açacak niteliklere sahiptir. Örneğin; hala dünyanın birçok yerinde bir dijital ürüne sahip olmak ekonomik açıdan çok zor. Belirli bir yaşa kadar bu çocuklar ne internetle ne de bir bilgisayarla tanışabiliyor. Halbuki şu an günümüz dünyasında bu aletler temel insani ihtiyaç ürünleri arasında giriyor ama hala birçok çocuk bu ürünlere sahip değil. Bu çocukların erişime dahil olduklarında ekonomik seviyesi yüksek olan çocuklarla aralarındaki oluşan farkı kapatabilme ihtimalleri yükseliyor.

Yani; çocuğunuz teknolojik aletlere, internete sahip ise ona öncelikle ona, dünyada kıymetli ve birçok faydalı işe yarayan bir şeye sahip olduğunu ve onunla birçok faydalı işler yapılabildiğini anlatabilirsiniz.

Dijital Oyunların Çocukların Gelişimine Faydası Var mı?

Bu olaya sadece bilgiye erişim açısından değil de çocukları daha çok ilgilendiren bilgisayar oyunları üzerinden baktığımızda ise yine aynı durumla karşılaşıyoruz. Karşımıza çıkan şey yine yasaklamanın değil sınırlamanın faydalı olduğudur. Zararlı içerikleri, şiddet gibi olumsuz ögeleri yok saydığımızda; bir plan ve tasarım gerektiren, ekip çalışmasıyla yürütülen dijital oyunlar çocuklarda odaklanma, proje yürütme ve takım çalışması gibi konularda ileriki hayatlarına yönelik destekleyici özellikler barındırıyor. Bu durum her çocuk için genel bir yargı oluşturmamalıdır. 

Unicef’in Dijital Bir Dünyada Çocuklar adlı raporuna baktığımızda diğer birçok bilimsel araştırmayı da destekleyen sonuçlardan bazıları karşımıza çıkıyor:

“Güçlü ilişkileri olan çocuklar interneti ilişkilerini güçlendirmek için kullanırlarken, evde depresyon, stres veya sorun yaşayan çocuklar dijital deneyimlerinin mevcut zorluklarını daha da şiddetlendirdiğini görebilirler.” Burada da yine aslında bir yasaktan ziyade var olanın sınırlı kullanımının faydaları üzerinde çocukla konuşulabilir ve bilgilendirmesi yapılabilir.

Çocuklarımız nasıl yabancı dil eğitimi alsın istiyorsak, teknolojinin dilinden de onları esirgememek gerekiyor. Üstelik dünyanın konuştuğu bu ortak dili keşfetmeleri için, bilimsel altyapılarını kazanmaları için teknoloji ve dijitalin kullanımı konusunda önce kendimizi eğitmemiz sonra da çocuklara yaşları doğrultusunda sınırlı dijital kaynak kullanımı sunmamız gerekiyor.

 

KAYNAKÇA

Öz Denetim Öğrenilebilir Mi?
Anne-Baba Olduğumuzda Anlar Mıyız Gerçekten?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.

Menü