Çocuğunuzla Güvenli Bağlanamazsanız Ne Olur?  Bu Yazıyı 5 Dakikada Okuyabilirsiniz.

 ‘’Bir çocuğun geçmişi onun dünyada nasıl hissedeceğini ve insanların ondan ne beklediğini şekillendirecek şeydir.’’

-Charo Blanco

Bağlanma, çocukluk döneminde ebeveynlere ya da bakım veren kişilere karşı geliştirilen bir tür duygusal bağdır. Eğer bu bağ sağlıklı ve güvenli bir şekilde oluşmaz, çocuk ihtiyaçlarına karşılık bulamazsa sağlıksız bağlanma modelleri geliştirebilir. Tepkisel bağlanma bozukluğu da bu sağlıksız, güvensiz bağlanma modellerinden biridir. Çocukların ebeveynlerine ya da bakım veren kişiye karşı duydukları duygusal tutukluk, eksiklik ya da bebeklik/erken çocukluk döneminde birincil bakım verenin sürekli değişmesine ya da bakımın belirgin niteliksel eksikliğine bağlı olarak anne ile çocuğu arasındaki duygusal bağın sağlıksız oluşması olarak tanımlanabilir.

Çoğunlukla 5 yaşından önce başlayan tepkisel bağlanma bozukluğu ömür boyu devam eden ve çocuğun temel olarak bütün hayatını etkileyen bir durumdur. Ancak tepkisel bağlanma bozukluğu yaşayan çocuklar ve ergenler etkili bir tedavi programı ile ebeveynleri ya da bakım verenleri ile istikrarlı, sağlıklı ilişkiler kurma becerisini kazanabilir. Çocuğun yaşadığı bu bozukluk anne-babanın çeşitli sebeplerle çoğu zaman istemeden çocuğu ihmal etmesi durumu ile ortaya çıkar.

Tepkisel bağlanma bozukluğunun en önemli belirtisi bebeğin ya da küçük çocuğun pek çok alanda önemli ölçüde bozulma ve gelişim dönemlerine uygunsuz sosyal ilişkiler kurma biçiminin olmasıdır. Bu duruma ek olarak kalıcı bağlanmanın kurulmasını önleyecek şekilde çocuğa bakım verenin sık değişmesi ya da çocuğun temel ihtiyaçlarının, sosyal-duygusal gereksinimlerinin karşılanmamış olması da tanının konmasında bir ölçüttür. Tepkisel bağlanma bozukluğuna yol açan en temel neden sağlıksız ve yetersiz bakımdır. Bu nedenle özellikle kurum bakımında olan, uzun süreli hastanede tedavi gören, kronik hastalığı olan ve kötü muamele gören bebek ya da çocuklarda görülmektedir. Bu çocuklarda dil gelişimi, bilişsel gelişim, sosyal gelişim, fiziksel gelişim alanlarında açıklanamayan gerilikler olduğu saptanmıştır.

Tepkisel bağlanma bozukluğunun nedenleri nelerdir?
  • İsmi ile seslenildiğinde tepki vermeme ya da nadiren tepki verme
  • Sosyal ilişkilerde yetersiz olma
  • Ağladığında ya da huzursuz olduğunda kolayca sakinleşememe
  • Uzun süreli göz teması kuramama
  • Fiziksel temastan hoşlanmama ve reddetme
  • Hayali oyun oynayamama
  • Jest, mimik, beden dili kullanma konusunda başarısız olma
  • Dil ve konuşmada gecikme
  • Amacı olmayan tekrar eden bazı davranışları gerçekleştirme
  • Dikkat ve konsantrasyon problemleri yaşama
Tepkisel bağlanma bozukluğuna neden olabilecek ebeveyn modelleri:
  • İyi ebeveyn becerilerine sahip olmayan anne-babalar: Çoğu zaman istenmeyen ya da beklenmedik şekilde çocuk sahibi olan ebeveynler hazırlı ya da kendinden emin değildir. Ne yapacaklarını bilmedikleri gibi yeni bilgiler edinmek için de herhangi bir çaba harcamazlar. Eldeki yarım bilgilerle çocuğu ihtiyaçlarını karşılamadan büyütmeye çalışırlar.
  • Duygularını ifade etmeyen/edemeyen anne-babalar: Kendi çocukluk dönemlerinde hiç kimse onlara nasıl olduklarını sormamış, duygularını nasıl ifade edeceklerini göstermemiş ya da yaşadıkları travmatik deneyimler onları bu yöne itmiş olabilir. Sonuç olarak sevgilerini nasıl göstereceklerini bilmezler ve çocukları da yaşam boyu ebeveyn sevgisinden mahrum olarak yaşar.
  • Fiziksel ve psikolojik şiddet uygulayan anne-babalar: Anne-babalar tarafından çocuğa fiziksel ya da psikolojik şiddet, taciz ya da istismar uygulanıyor olabilir.

Bu tarz ebeveynlere sahip olan çocuklar sevgiden, ilgiden, şefkatten, sarılmadan, gülmeden mahrum olarak büyürler, hiçbir bağları olmadan hayatta kalmaya çalışırlar ve kendilerini sürekli değersiz hissederler. Bu nedenle de sıkışıp kaldıkları bu çevreye uyum sağlamanın bir yolu olarak tepkisel bağlanma bozukluğunu geliştirirler.

Peki, bunu düzeltmenin bir yolu yok mu?

Köklerine geri dönmek, yeniden sağlıklı ve güvenilir bağ kurmak… Çocukta gelişen tepkisel bağlanma bozukluğunun tedavisinin en önemli ve vazgeçilmez adımı çocuğa verilen bakımın düzeltilmesi, ihtiyaçlarının karşılanması, şartların konforlu ve güvenilir hale getirilmesidir. Bu süreçte sadece bir psikologdan değil pek çok farklı alandaki uzmandan destek almak gerekir.

Anne-baba çocukla iletişimi arttırmalıdır. Mümkünse çocuk anaokulu ya da kreşe gönderilmeli, akranlarıyla bir arada olarak sosyal ilişkilerini güçlendirmesi hedeflenmelidir. Dil gelişimi için ev içerisindeki iletişim arttırılmalı, bir konuşma terapistinden de destek alınmalıdır. Anne ve babanın da mutlaka psikolojik destek alması ve buna ek olarak çocuk gelişimi-çocuk bakımı alanlarında da eğitimler alması gerekmektedir. Çok sık bakıcı değişimi söz konusu ise bu durum engellenmeli ve çocuğun hayatındaki bakım verenler stabil hale getirilmelidir. Çocuğun televizyon-tablet-telefon karşısında uzun saatler geçirmesi engellenmelidir. Çocuğun uzun saatler tek başına oynaması yerine ebeveyn oyunlarda çocuğa eşlik etmeli yaratıcılığını ve hayal dünyasını desteklemelidir.

En önemlisi çocuğa her gün ona olan sevgisini, ilgisini, şefkatini göstermeli ve gerçekten değerli olduğunu hissettirmelidir. Çocuğun fiziksel ihtiyaçlarından çok duygusal ihtiyaçları ne kadar hızlı ve sağlıklı şekilde doyurulursa tepkisel bağlanma bozukluğu olan çocuktaki gelişme de o kadar hızlı olacaktır.

Nasıl Öğreniyoruz
Bilgi Nasıl Kalıcı Hale Gelir?
çocuğun bireyselleşme süreci
Çocuğunuz Özerkliğini Nasıl Kazanır?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.

Menü