Çocuğunuz Yaratıcı Doğdu Fakat Yaratıcı Kalabilecek Mi?  Bu Yazıyı 3 Dakikada Okuyabilirsiniz.

Her çocuk yaratıcılık ve sınırsız hayal gücü ile dünyaya gelir. Ancak zaman içerisinde ailenin/çevrenin tutumları ve sınırlamaları, eğitimler, yaşam koşulları gibi faktörler çocuğun yaratıcılığını köreltir hatta tamamen ortadan kalkmasına neden olabilir. Çocuğun 2-6 yaş arasındaki gelişim dönemi, yaratıcılık açısından oldukça zengindir. Bu dönemde çocuğu yaratıcı düşünmeye teşvik etmek, bu yönünü besleyecek şekilde destek sağlamak önemlidir. Ebeveynlerin bu dönemde çocuklarının hayal gücünü ve yaratıcılığını destekleyecek ortamlar sunması gerekmektedir.

Yaratıcılık ve Hayal Gücünü Artırmak İçin Ne Yapabiliriz?

  • Çocuğun yaratıcılığının önündeki en büyük engellerden birisi de teknolojik aletlerin bilinçsiz kullanımıdır. Bu noktada hem ailenin hem de çocuğun teknoloji okur-yazarlığına sahip olması gerekir. Telefon, tablet, bilgisayar gibi aletlerin uzun süreli kullanımı çocuğun yaratıcı yönlerine ket vurmasına neden olur. Çoğu zaman ebeveynler bu teknolojik aletleri can sıkıtınsı geçsin diye kontrolsüz bir şekilde çocuklarının kullanımına sunar. Oysa ki “sıkılmak” hayal gücünü ve yaratıcılığı tetikleyen önemli bir duygudur. Çocuk, sıkıldığı noktada yeni oyunlar kurgular, yeni oyuncaklar keşfeder ve bir şeyler üretmek için çabalar.
  • Ebeveynlerin sergilediği tutum ve davranışlar da yaratıcılığı etkileyen en önemli faktörlerdendir. Çocuk resim yaparken güneşi mor çizdiğinde “Güneş sarı olur, yanlış boyamışsın.” demek çocuğun hayal dünyasını yaralamaktan başka bir etki yapmayacaktır. Çocukları yeni fikirler, düşünceler üretmeye teşvik etmek önemlidir.
  • Gereksiz sınırlar ve katı kurallar da çocuğun yaratıcı düşünmesinin önünde engel oluşturacaktır. Gereksiz sınırlar arasında sıkışmış hisseden çocuğun çok fazla bu sınırların dışında düşünce-fikir geliştirmesi mümkün olmayacaktır. “Televizyon kumandası sadece televizyonda kanal değiştirmek için kullanılır. Onu araba olarak kullanman çok saçma/gereksiz/uygunsuz.” şeklindeki ifadeler çocuğun yeni oyunlar ve oyuncaklar keşfetmesine, hayal gücünün sınırlarını genişletmesine engel olmaktan öteye geçemez.
  • Çocuğu yaptığı işlerin sayısı ile değil yaptığı işlerin niteliği ile değerlendirin. Yalnızca sayısal değerlere takılmak, çocuğu mükemmeliyetçi bir yapı içerisine sokmakla birlikte yaratıcılığını da baltayacaktır. Örneğin çocuk, sayısı fazla olsun diye sürekli bir birini tekrar eden resimler yapacak, şiirler yazacaktır.
  • Yaratıcılık öğrenilebilen bir olgu değildir. Çocuk dünyaya sınırsız bir hayal gücü ve yaratıcılık yetisi ile birlikte gelir ve uygun koşullar oluşturulduğunda bu yetiyi bir yeteneğe çevirebilir ancak. Tıpkı Picasso’nun bir sözünde söylediği gibi: “Her çocuk bir sanatçıdır. Önemli olan büyüdüğünde de sanatçı kalabilmesidir.”

 

Doğru Okul Nasıl Seçilir?
Çocuğunuzu Oyunla Keşfedin!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.

Menü