Çocuğunuz Sizden Ne Bekliyor?  Bu Yazıyı 13 Dakikada Okuyabilirsiniz.

Biz de çocuk olduk ama böyle değildik.’ Peki nasıldık? Nasıldınız? Doğru olan o zamanlar mıydı? Yoksa doğru olan şimdiki zaman mı?

Her ebeveyn çocuğunu yeterli koşullarda sağlıklı bir şekilde büyütmeyi ister. Çocuk dünyaya geldiği andan itibaren hamur gibidir. Aile çocuğun büyüme sürecinde ona şekil verir ve bir ürün ortaya çıkarır. Sonra bu ürünü ya beğenmez, dışlar ya da beğenir, yüceltir. Eski zamanları düşünecek olursak çok net bir sistem vardı. Baba çocuğa mesafeli ve sadece temel ihtiyaçlarını karşılıyor; anne, babaya göre daha sıcak ve duygularını sınırlı da olsa dile getiriyordu. Çocuğun olumsuz davranışları cezalandırılıyor, olumlu davranışları zaten yapması gereken bir sorumlulukmuş gibi algılanıp göz ardı edilirdi. Buradaki en temel soru aslında ‘siz bu durumdan memnun muydunuz

Çocukluk çağındaki duygulara, davranışlara bir zaman dilimi biçmek çok doğru değildir. Çünkü çocuk, her dönemde çocuktur. Çocuğun ihtiyaçları dediğimiz zaman akla ilk olarak beslenme, barınma, eğitim, sağlık gibi ihtiyaçları geliyor. Bunlar çocuğun birincil ihtiyaçlarıdır. Göz ardı ettiğimiz ihtiyaçları ise değer vermek, ilgi göstermek, dinlemek, anlamak, tebessüm etmek gibi ikincil ihtiyaçlarıdır. Temel ihtiyaçlar gibi çocuğun duygusal yönü de doyurulmalıdır.

Çocuk yetiştirirken gururunuzu, egonuzu ve narsizizminizi bir kenara bırakın. Ruhunuzun o yönlerinden çocuğunuza tepki vermeniz, onun en büyük korkularını oluşturur.                                 Henry Cloud

Çocuğun ebeveynden ne beklediğini bilmek ve beklentiye doğru cevap vermek gelişim açısından oldukça önemlidir. Gelişim, yaşam boyu devam eden dinamik bir yapıdır. İki önemli kuramcı, Piaget ve Ericson’dan, yola çıkarak gelişim evrelerini incelemek bu aşamada ebeveynlere yol gösterici olacaktır.

Öncelikle Piaget’in  zihinsel gelişim evrelerinden yola çıkalım.

Piaget’in 4 Zihinsel Gelişim Evreleri

  1. Duyusal –hareket dönemi (0-2 yaş)
  2. İşlem öncesi dönem (2-7 yaş)
  3. Somut işlemler dönemi (7-11 yaş)
  4. Soyut işlemler dönemi (11 yaş ve üstü )

Duyusal Hareket Dönemi  (0-2 yaş)

Bebeklik dönemi olarak adlandırdığımız bu evre yaşam boyu fiziksel, zihinsel ve duygusal yönden en hızlı gelişim gösterdiğimiz evredir. Bebek bu dönemde dokunarak, duyarak ve hissederek dünyayı keşfetmeye başlar. Bebek, kendini ifade edebilmek için motor becerileri dediğimiz kol, bacak gibi uzuvlarını kullanır. İlk başlarda refleksleri ile hareket eden bebek 1 yaş itibari ile yürümeye başlar ve her şeyi dokunma duyusu ile algılamaya çalışır. Bebek vücudunun kısımları arasında koordinasyon sağlamayı öğrenir. Beş duyu organının farkına varır.

Küçük bir kaşifken, bu evrede bebeği birçok farklı materyal ile bir araya getirmek önemlidir. Oyunlarda kum, su, jöle, tahta gibi farklı yapıda maddeler kullanmak duyu organlarının gelişimini oldukça desteklemektedir.

İşlem Öncesi Dönem (2-7 yaş)

Bu evre artık çocuğun yavaş yavaş dil gelişimini kazandığı dönem ile başlar. Egosantrik (benmerkezci) bir yapı vardır. Oyun dönemi olarak da adlandırdığımız bu evreye Piaget, paralel oyunlar adını verir. Çocuklar birbiri ile oynamaz ama aynı ortam içerisinde farklı oyunlar oynarlar. İş birliği, beraberlik ve rekabet yoktur. Hayal dünyaları çok zengindir. Oyuncakları konuştururlar, hayali arkadaş edinirler. Bu dönemde mantık yoluyla ilerlemezler. Kurallar çocuklara anlamsız gelir. Bundan dolayı ebeveynin dışardan yaptığı müdahale çocuğu çok arada bırakacak şekilde değil daha basit seçimlerle çocuğun özgüvenini destekleyecek tutarlılıkta olmalıdır.

Hayal dünyası çok fazla işin içinde olduğu bu dönemde çocuğu hikayeler, masallar ile desteklemek dil gelişimini arttırmak için anlaşılır, tutarlı dil kullanmak ve davranışlar ile de paralel şekilde desteklemek önemlidir.

Somut İşlemler Dönemi (7-11 yaş)

Bu dönemde çocuğun bilişsel ve fiziksel yapısı artık daha gelişmiş durumdadır. Somut işlemler yani çocuğun gözü önünde olan dokunabildiği görebildiği işlemleri yapabildiği evredir. Sıralama, sınıflama yapabilirler. Düşünce yapıları gelişir. Tersine düşünme kabiliyetleri artar. Buzun tekrar su olabileceğini artık bilirler. Çocuksu davranışlarında azalmalar görülür. Tutturmalar, ağlamalar yerine dışavurumlarını daha denetimli hale getirirler. Sorunlara mantıklı çözümler getirebilirler. Hayatlarının bu evresinde artık ‘başkaları’ kelimesini kazanırlar. Başkalarının düşüncelerini de göz önünde tutarlar.

Bu evrede artık çocuğun anlayış seviyesi yükseldiği için neden-sonuç ilişkisi içinde duygularla beraber çocuğa doğru davranışları kazandırmak önemlidir. Okul döneminin de artık işin içine girdiğini düşünürsek çocuğun bir anda oyun çağından çıkmaları ve derslere yoğunlaşmaları çok olası değildir. Bu evrede çocukla ebeveyn olarak geçireceğiniz vakitlerin, kuracağınız iletişimin önemi büyüktür. Çocuğun desteklenmek istediği, onay beklediği bir dönemdir. Doğru yerde, doğru geri bildirim vermek çocuğun olumlu davranışlarını arttıracaktır.

Soyut İşlemler Dönemi (11 yaş üstü)

Piaget’e göre zihinsel dönemin en son evresidir. Çocuk soyut düşünebilmeye başlar. Zihinden düşünerek işlemler yapabilir. Problemleri çözmek için farklı yollar geliştirebilir. Çıkarım yapma, tercih yapma ve yargılama gibi eylemlerde bulunabilirler. Olaylara farklı bir bakış açısı ile yaklaşabilirler. Ergenlik döneminin de işin içine girmesiyle benmerkezciliği ön plana yeniden çıkar. Fakat işlem öncesi dönemindeki benmerkezcilikten farklıdır. Bu evrede artık ‘başkaları ne düşünür?’ fikri yerleşir. Çocuk kendini bir sahnede görür ve herkesin onun hareketlerine dikkat ettiğini düşünür.

Bu evrede çocuğa yeni duygular eklenir ‘utanmak’ gibi. Bu dönemde çocukla ebeveyn bir rekabete girebilir ve durum artık güç gösterisine dönebilir. Olabildiğince ılımlı ve anlayışlı olmak önemlidir. Tehditkar, suçlayıcı ve yargılayıcı olmak bu dönemde aradaki iletişimi çok fazla yaralayabilir. Çocuğun soyut düşünme yeteneğini kazanması ile bu evrede problemlere ya da ortaya çıkabilecek sorunlara ortak çözüm bulmak, dönemin özelliklerini kullanmak için bir fırsattır.

Çocuklar büyüklerini dinlemede asla iyi değildirler. Ama onların davranışlarını benimsemede ve taklit etmede kusursuzdurlar.                                                                                                          James Baldwin

Bir diğer önemli kuramcı ise Eric Ericson’dur. Ericson kuramında kişilik gelişimi belli dönemlere ayırarak incelemiştir ve 8 psikososyal dönemden bahsetmiştir. Bu dönemler aşama olarak ele alınır ve ‘aşamalı oluşum ilkesi’ olarak bilinir. Kişilik, gelişim boyunca bireyin kendine özgü davranış, düşünce, tavır, konuşma gibi bütün özelliklerinin diğer insanlardan farklı olmasıdır. Yani insanı diğer insanlardan ayıran özelliklerin tümüdür.  Ericson’un kuramındaki bir diğer önemli kavram ise ‘‘psikososyal kriz’’dir. Her döneme ait kriz ya da krize ait psikososyal güçlülük, diğer dönemlerdeki krizlerin ve egonun güçlenmesi ile ilişki içindedir. Yani her dönemin getirmiş olduğu bir aşama vardır. Kişi bu aşamayı sağlıklı bir şekilde atlatırsa bir sonraki evreye olumlu şekilde geçiş yapar.

Bu özellikleri kazanırken ebeveynden gelen mizaç özellikleri ile birlikte sosyal çevreden de edinilen davranışlar, düşünceler ve tutumlar kişiliğimize katkıda bulunur. Ericson’un bahsettiği aşamalar keskin hatlarla birbirinden ayrılmaz bir önceki dönemin özellikleri ile beraber devam eder. Kimi davranış, düşünce sönebilir kimisi kalıcı olabilir. Bu aşamaları basamak gibi düşünecek olursak eğer ailenin ve çevrenin tutumu bu aşamalarda önemlidir. Ericson’un kuramını incelerken sadece ilk beş aşamayı aktaracağız.

Gaining a few more years of healthy life would be great for individuals, but expensive for Medicare, researchers say.

ERİCKSON’UN PSİKOSOSYAL GELİŞİM DÖNEMLERİ

Bebeklik Dönemi

Psikososyal Kriz: Temel güven-Güvensizlik

Bebek temel ihtiyaçlarının giderilmesi için bakım vereni (anne, bakıcı) ile sürekli ilişki içerisindedir. Yaşamının ilk yıllarında ihtiyaçlarını gideren kişinin sürekliliği ve aynılığı bebeğin ‘güven’ duygusu için çok önemlidir. Çünkü bebek bu dönemde kontrol edemediği bir dünyaya gözlerini açar ve onun yerine bunları sağlayan birinin varlığı ona güven verir. Temel güvenin karşısında yer alan güvensizlik ise bakım verenin bebeğin her ihtiyacına zamanında yanıt vermemesinden kaynaklanır.  Bu dönemde en önemli şey ‘sevgi’ ve ‘sürekliliktir’.

İlk Çocukluk Dönemi (1-3 yaş)

Psikososyal Kriz: Özerklik-Kuşku/Utanç

Bu dönemde çocuğun kas kontrolü gelişmeye başlar. Çocuk yürümeye, koşmaya, istediği nesneyi alma- istemediğini atma, dil gelişimi ile de ihtiyaçlarını daha kolay anlatmaya başlar. Bakım verene bağımlılığı artık azalmış durumda olur. Çocuk keşfetmeye başladığı andan itibaren yapabileceklerinin yani kendinin farkına varır, bağımsız davranışlar gösterir. Ebeveynin tutum ve davranışları bu dönemde çok önemlidir. Baskıcı ya da gevşek tutum sergilemek çocuğun kendini keşfetmesini engeller ve çocuk kendinden kuşku duyar. Toplumsal davranışların da bilincine vardığı için kabul görülmeyen davranışlarına verilen geri bildirimlerin yapıcı olmaması durumunda çocuk utanç duyabilir. Olumsuz geri bildirimler bu dönemde çocukta geri dönüşe neden olabilir ( alt ıslatma, tekrardan parmak emme gibi). Ebeveyn çocuk ile işbirliği içinde olmalıdır. Yapabileceği düzeyde görev ve sorumluluklar verilebilir. Başarılarında olumlu geri dönüşler verilmelidir.

Oyun Çağı Dönemi- Okul Öncesi Dönem ( 3-6 yaş)

Psikososyal Kriz: Girişimcilik-Suçluluk

Çocuğun psikomotor ve dil gelişimi artık kendin tam olarak ifade edebildiği bir düzeydedir. Çocuk, sosyal çevresinde daha anlaşılır durumda görür kendini. Merak duygusunun gelişmesi ile araştırmaları, soruları artış gösterir ve çok fazla gözlem yapar. Bu dönemde problem davranışları artış gösterebilir. Birçok yeni duygunun eklenmesi ile girişimcilikleri artar. Bu noktada çocuk desteklenmez ve harekete bağlı davranışları engellenir ise çocuk kendini suçlu hisseder. Çocuğun sormuş olduğu sorulara anlamlı, net cevaplar verilmelidir. Kendi başlattığı eylemlerde anlamlı seçimler yapabilmesi için alan tanınmalıdır.

Okul Çağı Dönemi (6-12 yaş)

Psikososyal Kriz: Çalışkanlık- Aşağılık Duygusu

Okul döneminin başlaması ile çocuğun sosyal çevresi genişler ve bu aşamada ebeveynin etkisi azalır, öğretmenin etkisi artar. Bu dönemde çocuk başarmaya ve yeterli olmaya isteklidir. Başarıyı kazandıktan sonra çalışkanlık duygusu gelişir. Çocuğun başarıları takdir edilmeli, yetenekleri doğrultusunda yönlendirilmelidir. Başarıları desteklenmeyen çocuklar kendini beceriksiz, başarısız ve yeteneksiz olarak görüp aşağılık duygusu geliştirebilir.

Ergenlik Dönemi (12-20 yaş)

Psikososyal Kriz: Kimlik kazanma- Rol karmaşası

Erickson’un özellikle üzerinde durduğu evre ergenlik dönemidir. Çünkü Ericson bu evreyi ikinci şans olarak görmüştür. Bu dönemde birçok farklılaşma söz konusudur. Birey hem zihinsel olarak hem de bedensel olarak yeni bir oluşumun içine girmiştir. Cinsel kimlik bu evrede sorgulanır, karşı tarafın ne düşündüğü önem kazanır. Ebeveynin bireyin hayatındaki etkisi azalır ve akranlarının etkisi artar. Birey bu evrede birçok konuyu aynı anda düşünür ve kendine bir kimlik arar. Bunu yaparken de çevresinde rol model olarak gördüğü kişilerden etkilenebilir. Ebeveyn ile çatışma fazlalaşır, fikir ayrılıkları belirginleşir. Kabul görmek, dinlenilmek ister. Önemsenmediğini ve kabul görmediğini düşünen ergen ileride olgunlaşmamış bir birey olarak karşımıza çıkabilir.

Yazımızda temel olarak iki kuramcıdan yola çıkarak gelişim basamaklarında çocukların kırılma noktalarında ebeveynden hem fiziksel olarak hem de psikososyal gelişim aşamalarında neler beklediğini yazdık. Erickson’un ve Piaget’in kuramlarını göz önüne alarak şunu söyleyebiliriz ki çocuklar oldukları gibi kabullenilmek, sevilmek, sayılmak, ebeveyn ile zaman geçirmek, tebessüm içeren geri bildirimler almak istiyorlar. Amerika’da 3-11 yaş arası çocuklarda yapılan bir araştırmada anneleri ile saat olarak fazla zaman geçiren çocuklar ile uzun süre zaman geçiremeyen çocukların davranışları, genel sağlıkları ve başarıları arasında fark olduğu gözlenmiştir. Çocukların sadece fiziksel ihtiyaçlarının değil duygusal ihtiyaçlarının da doyurulması büyük önem taşımaktadır.

Çocuklarınız, onları oldukları insan olarak sevmenizi istiyor. Sürekli onlardan başkaları gibi davranmasını istemenizi değil.                                                                                       Bill Ayers

https://www.yaraticiebeveyn.com/cocuklarda-beyin-gelisimi/

Kaynaklar

http://haticeakova.com/erik-eriksonun-psikososyal-gelisim-evreleri.htm
https://gelisimogrenme.wordpress.com/2014/01/10/erik-eriksonun-psikososyal-gelisim-kurami/
https://www.egitimpedia.com/
https://abs.mehmetakif.edu.tr/upload/1086_2209_dosya.pdf

Çocuklar Neden Başarısız Olurlar?
Çocuğunuz Neden Başarısız Oluyor?
Ebeveyn Tutumları Çocuklardaki Antisosyal Davranışları Nasıl Etkiler?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.

Menü