Çocuğunuz Sınavda Neden Başarısız Oldu?  Bu Yazıyı 3 Dakikada Okuyabilirsiniz.

Tüm kış eve tıkılıp kaldınız. Bazen eve gelmek isteyen misafirleri reddettiniz. Bazen de en sevdiğiniz diziyi izlemediniz. Ebeveyn olarak tabi ki yaptığınız fedakarlıkların en büyükleri bunlar değil. Belki daha iyi hazırlansın diye özel okula gönderdiniz. Özel okul yeterli olmaz çocuğumla birebir çalışılsın dediniz ve eve öğretmen çağırdınız.

Peki, ya kazanamazsa?

Belki bu kısmı okurken neden kötüsünü düşünelim diyorsunuz. Bence de kötüsünü düşünmeyelim ama birbirimizi anlayalım. Kendi fedakarlıklarımızı görelim ama çocuklarınkini de yok saymayalım.

‘Ders çalışmaktan başka ne işleri var. Okulsa okul, özel dersse özel ders. Her imkânı sağlıyoruz.’ dediğinizi duyar gibiyim.

O iş öyle değil işte.

Ergenlik döneminin getirmiş olduğu birçok fiziksel ve duygusal değişim 16 – 17 yaşlar arasında en üst noktaya çıkmaktadır. Anlaşılmadığını hissetme, yalnız kalma isteği, arkadaşlara daha fazla önem verme, anne – baba ile çatışmalar, büyüdüğünü ispat etmeye çalışmalar… Vücudunda kıllanmalar, seste çatallaşmalar, memelerin belirginleşmesi daha sayamadığımız birçok değişimle tamda bu zamanlarda karşılaşır çocuklar. Ya da genç diyelim.

Bu değişimlerin yanı sıra okul dersleri ile de bir mücadele verirler. Okuldan çıkar, etütlere girerler, etütler biter deneme sınavları başlar, eve gelir tam uzanacak biraz hayal kuracak belki, hoop anne seslenir ‘bugün nasıldı okul, test çözdün mü, kaç netin çıktı, sınıfta kaçıncısın, diğer arkadaşın kaç net yapmış?’ sonra babanın sesi duyulur ‘hadi kalk biraz daha test çöz, bu seneyi atlat rahat edeceksin zaten.’

Hayır etmeyecek asıl her şey ondan sonra başlayacak ama neyse bu da başka bir yazının konusu olsun.

Çocuklar üniversite sınavına çalışırken birçok hem içsel hem de dışsal değişimle mücadele ederler. Sadece sınava çalışmak, okula gitmek dışında başka bir sorumluluğu olmadığını düşünseniz de onların hem size hem de en önemlisi kendilerine karşı sorumlulukları vardır.

Kaygı seviyeleri zaten zirvedeyken bu süreçte sizlerin de kaygılarını taşımak zorunda bırakmayın. Sürekli sınav, okul, netler hakkında konuşmaktan kaçının. Hayaller kurun beraber. Bir günlükte olsa kısa yolculuklara çıkın, ormana gidin, toprağa basın, kendinizden bahsedin, çocuğunuzu tanıyın. Ya kazanamazsam diye soracaklar sizlere de. ‘Ne demek ya kazanmazsam bu kadar emek boşa mı gitsin kazanacaksın!’ diyerek peşin hükümlü yükler yüklemeyin.

O sadece sınavı düşünmüyor. ‘Emeğimin karşılığını alamazsam, arkadaşlarım kazanır ben kazanamazsam, istediğim bölüm tutmazsa, tekrar hazırlanma gücüm var mı, annemle babam çok üzülür mü?’ onlarca soru ile savaş halindeler.

Sınav döneminde çocuğunuzu olabildiğince destekleyin, verdiği emeği görün ve takdir edin. Ergenliğinin getirileri olan davranış değişiklerine abartı tepkiler vermeyin. Bunun doğal ve geçici bir süreç olduğunu unutmayın.

Ebeveyn olarak sizlerde unutmayın ki kazanması her şeyi başı olmadığı gibi kaybetmesi de hiçbir şeyin sonu değildir.

Başarıyı Engelleyen Aile
Çocuğunuzun Başarısını Siz mi Engelliyorsunuz?
X – Y – Z: KUŞAKLAR ÇATIŞIYOR

No results found

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.

Menü