Bir Eğitim Stili Olarak Model Olma  Bu Yazıyı 3 Dakikada Okuyabilirsiniz.

Psikolojide, davranışçılık ekolünü benimsemiş psikologlar; çocukların öğrenme eyleminin pekiştireçle gerçekleştiğini savunmaktadırlar. Yani davranışın sürekli hale gelmesinde pekiştireç gereklidir. Örneğin dil öğrenirken çocuk bir kelime söyler, aile olumlu tepki verir ve böylece çocuk o kelimeyi kullanmaya başlar. Ancak Bandura davranışçılık ekolüne bu noktada bir eleştiri getirir. Ona göre çocuklar yalnızca davranışa verilen ödül veya cezayla yani pekiştireçle öğrenmezler. Çünkü çocukların hiçbir karşılık almadan, beklemeden yaptıkları birçok davranış vardır.

Öyleyse bu davranışlar, öğrenmeler nasıl kazanılmıştır?

Bandura bu soruyu yaptığı bir deneyle cevaplıyor. Üç ve altı yaş arasındaki 36 kız 36 erkek çocuğu üç gruba ayırıp onları sırayla odalara alıyor. Daha sonra odaya bobo isimli bir maket bebek konuluyor.

  • İlk gruptaki çocukların odasına bir yetişkin girip Bobo isimli maket bebeğe çekiçle vuruyor, tekmeliyor.
  • İkinci grupta odaya yine yetişkin giriyor ancak Bobo’ya vurmuyor.
  • Üçüncü grupta ise odaya yetişkin girmiyor. Peki ya şimdi çocuklar yalnız kaldığında bobo’ya vuracak mı, yetişkinin uyguladığı gibi şiddet uygulayacak mı?

Tüm bu yapılanlar gözlemlendiğinde ortaya şöyle sonuçlar çıkıyor. Şiddet uygulayan yetişkini gören çocuklar aynı şekilde Bobo’ya vuruyor, tıpkı yetişkinin yaptığı gibi onu tekmeliyor. Ayrıca odaya giren yetişkinin cinsiyetine göre şiddet oranı artış gösteriyor. Çocuk kendisiyle aynı cinsiyette olan yetişkinin davranışlarını daha çok model alıyor.

Diğer iki grupta ise Bobo’ya şiddet gösterme çok daha az gerçekleşiyor. Bu sayede Bandura çocukların nasıl öğrendiğine bir cevap buluyor. Çocuklar büyük oranda yetişkinleri model alıp öğreniyor.

Peki ama neden çocuklar için model alma bu kadar güçlü bir öğrenme yöntemi?

Dr. Victoria Horner yaptığı bir araştırmada iki bölümden oluşan bir kutu hazırlanıyor. Kutunun üstündeki delikten bir çubuk sokularak kapak açılıyor. Kutunun içinde bulunan şeker, üstündeki delikten sokulan çubuk yardımıyla ittirilirse, şekere diğer kapaktan ulaşılabiliyor. Araştırmacı bu düzeneği bir şempanzenin önüne koyuyor ve şekeri nasıl alacağını birkaç defa gösteriyor. Daha sonra şempanzenin de aynı hareketi yapıp yapmayacağını izliyor. Şempanze izleyerek öğrenebiliyor ve şekeri kutudan çıkarabiliyor.

Aynı düzenek 4 yaşındaki çocuğun önünde de sergilendiğinde, çocuk da izleyerek öğrenebiliyor ve şekeri kutudan çıkarabiliyor. Deneyin ikinci kısmındaysa farklı bir kutu kullanılıyor. Kutu şeffaf ve iki bölümü arasındaki bağlantı kaldırılıyor. Yani doğrudan alttaki kapak kaldırılıp şekere ulaşılabilir. Peki ya sizce yeni düzenek karşısında şempanzeler yine ilk öğrendikleri şekilde mi davranır yoksa doğrudan alttan şekere mi ulaşır?

Şempanze yukarıdan çubuğu sokmanın gereksiz olduğunu anlayıp direkt şekere uzanıyor. Ancak çocuklar düzeneğin farklılaşmasına rağmen yine aynı davranışları sergiliyorlar. Çubuğu kutuya sokmak anlamsız olmasına rağmen davranışlarında bir farklılık meydana gelmiyor.

Bunun nedeni 4 yaşındaki çocukların, henüz soyut düşünme yetilerinin gelişmemiş olmasıdır. Bu yaşlarda çocuk, mantığına göre değil izlediğine göre hareket eder ve öğrenmeyi gerçekleştirir. Tam da bu sebepten erken yaşlarda model almak çok önemlidir. Eğer erken yaşlarda öğrenmek soyut düşünceye bağlı olsaydı çocuklar öğrenemezdi. Aileler çocuklarına kazandırmak istediği değerleri ödül-ceza yoluyla ya da söylemlerle değil model olarak daha güçlü şekilde kazandırabilirler. Örneğin çocuğunuzun kitap okumasını istiyorsanız, çocuğunuzun sizi kitap okurken gözlemliyor olmalı. Çocuklar bir davranışın doğru ya da yanlış olduğuna evde gördüklerine göre karar vermektedirler. Evdeki eğitimin önce model olmaktan geçtiğini ve özellikle de şiddetin öğrenildiğini unutmayalım.

 

 

 

Öz Denetim Öğrenilebilir Mi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.

Menü