Anne-Baba Olduğumuzda Anlar Mıyız Gerçekten?

“Kaç yaşında olursan ol sen benim çocuğumsun.”

“Ben ne yaptıysam seni korumak için yaptım.”

“İleride anne-baba olduğunda anlarsın sen de “

Anlar mıyız gerçekten? Anne-babalarımız haklı mı dünya gerçekten çok tehlikeli ve bizim başımıza her an bir şey gelebilir mi? Birçoğumuz için bu cümleler oldukça tanıdık olsa gerek. Yaşımız 40 ta olsa 18 de olsa 5 yaşında da olsak, ebeveynler tarafından kullanılan bu cümleleri uzun yıllardır tanıyoruz.

Ebeveynlerin çocuğu korumak adına kendi yaptıkları eylemleri meşrulaştırmak üzere farkında olarak veya olmayarak bu tarz, sıklıkla da kendi büyüklerinden öğrendiklerini çocuklarına yansıtıyor ve bu aslında bizim toplumumuzda çok sık karşılaşılan bir durum. Bunun akabinde aşırı ilgiler ve korkular kontrol edilemeyen  ‘evham’ halini alabilir ve neticesinde hem ebeveynin hem çocuğun hayat kalitesini düşüren, dış dünyada yalnız, güvensiz ve çaresiz hissedebileceği pratikler haline gelebilir. Dünyaya yeni gelmiş, korunmaya muhtaç bir bebeklik sürecinden sonra çocukluk ve erişkinliğe giden yolda, ebeveynler çocukların yaşlarına ve anlama düzeylerine uygun düzenlemeler yaparak çocuklarını sosyal hayata katmalılar.

Dünyanın Çivisi Çıktı Ama..

“Dünya çok kötü bir halde.”

“Ben sana güveniyorum, çevreye güvenmiyorum”

“Bu zamanda kimseye güven olmaz “

Bu tarz cümlelerle beslenen bireylerin sosyal fobi yaşamaları , kaygılarıyla başa çıkamamaları sizce de çok mantıklı değil mi? Bu sözlere sürekli maruz kaldığımızda sadece dış motivasyonumuz değil aynı zamanda iç motivasyonumuzda zamanla hasar alır ve kendimizi tam da bu güvensiz dünyada yalnız ve çaresiz bulabiliriz. Söylemler her konuda olduğu gibi burada da önemli bir yere sahip. Evet, dünya size şuan korkunç, tehlikeli gelebilir fakat tarihin her dönemi kendine özgü çeşitli tehlikeleri barındırdı. Ama ebeveynlerin görevi hiçbir zaman değişmedi: Yaşadığın çağın şartlarına göre çocuğuna kendisini korumayı öğrettiler. Dünya daha da kötüye gidebilir, tehlikeli bir hal alabilir burada problem olan nokta ebeveynin evhamının fazlalığıdır. Anne-babanın da kabul etmesi gereken ilk şey kendilerinin aşırı evhamlı olduğudur.

Aşırı Kaygılı Anneler 

Anne ve babalar için çocukları doğal olarak çok kıymetli ve üzerlerine itina ile düştükleri, dış dünyadan gelebilecek her türlü darbeye karşı korumak istedikleri, canlarından bir parça. Bu konuda çoğu ebeveyn hemfikir olsa da dikkat edilmesi gereken bazı noktalar var. Bu hem ebeveynin hayatını sağlıklı yaşaması için hem de çocuğun ileriki yaşlarında karşılaşacağı şeylere karşı verdiği tepkilerin, yanıtların sağlıklı olabilmesi adına önemli.

“Ne yapayım çok evhamlanıyorum ,arayıp sormadan duramıyorum, başına bir şey mi geldi acaba diye düşünmeden duramıyorum” diyorsanız ve bu davranışları da gün içerisinde sürekli tekrarlıyor çocuğa ya da yetişkin evladınıza bu yansıtıyorsanız evet bu noktada bir değişim geçirmenin zamanı gelmiştir. Aşırı kaygılar iki tarafı da olumsuz etkileyecektir.

Kaygılarımla Nasıl Başa Çıkacağım?

Kimi ebeveyn kaygılarının doğal olduğunu, zaten böyle olması gerektiğini kendine ikna etmiş olabilir. Bu noktada önce sorunun farkındalığı kazanılmalıdır. Örneğin; çocuğunuz markete gitti ve eve dönerken araba çarpabilir endişesini çok yaşıyorsunuz ve bu yüzden artık markete veya herhangi bir yere göndermiyorsunuz diyelim ve bu konuda kendinizi haklı görüyorsanız öncelikle burada problemin siz olduğunu farkına varmalısınız. Farkına vardık daha sonra? 

Olumlu şeyleri aklınıza getirin. Çocuğunuz defalarca markete gitti ve eve bir şey olmadan geldi. Ona trafik kurallarını öğrettiniz ve karşıdan karşıya nasıl geçmesi gerektiğini biliyor. Bunları düşünüp kendinizi rahatlatmayı, sakinleştirmeyi öğrenin.

Kaygılar geniş zamanları çok sever. Çocuğunuzu düşünecek ne kadar çok zamanınız varsa o anları kaygılarınızla dolduruyor olabilirsiniz. Günlük rutin işleriniz biter ve belki de çocuk eve girene kadar geçen sürece bunun sancısını çekiyor olabilirsiniz.  O zaman burada karşımıza hemen somut bir adım atma fırsatı çıkar: Boş zamanları doldurun, hobiler bulun, sosyal aktivitelere katılın önce siz kendi korkularınızı aşmaya çalışın belki o zaman zaten çokta endişe duymamanız gerektiğini fark etmiş olacaksınız.

İleride Ya Bunları Anlarsa..

Birçok deneyimi sizin yaşadığınız korkulardan dolayı kaçırdığını,

Potansiyelini gerçekleştirmek isterken sizin endişeleriniz ile motivasyon kayıpları yaşadığını,

Hayatına çıkan engelleri aşmaya çalışırken gereğinden fazla niye zorlandığını

Üstesinden gelebileceği birçok şeye rağmen neden pes ettiğini..

Evet çocuğunuz bunları da anlayabilir kendisi de ebeveyn olduğunda ya da tamamen sizi örnek alıp kendi çocuklarına da sizden öğrendiklerini yansıtabilir. Siz onu bu kadar severken ve korumaya çalışırken fazla evhamı ortadan kaldırmanın zamanı artık gelmiştir diye düşünüyoruz. Unutmayın hepimiz canımızın nasıl yanmayacağını, canımız yandığı zaman öğrendik. Bir çocuğun sürekli koruyucu pelerini olursanız ve o sadece sizinle uçmayı öğrenirse, pelerin çıktığı zaman nasıl süzülebilir bu hayat rüzgarında?

 

Dijital Dünya Yasaklarla Değil Sınırlarla Faydalı
Ebeveynlik Stilleri Değişiyor Mu?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.

Menü