Ahlak Gelişimi Ve Aşamaları  Bu Yazıyı 6 Dakikada Okuyabilirsiniz.

Ahlak gelişimi yazımızda Kohlberg’in Heinz hikâyesinden yola çıkarak ahlak ile ilgili birkaç soru ile ahlak gelişimine giriş yapmıştık. Kohlberg’e göre olaylardaki ahlak yargılarındaki tutarlılık, kişinin ahlaksal düşüncesinin davranışa yansıması ile mümkündür. Fakat günlük hayatımızda her zaman ahlaki düşüncemiz ile davranışlarımız paralellik göstermeyebiliyor. Kohlberg ahlaksal düşüncenin 6 aşamalı tablosunu oluşturmuştur. Oluşturduğu tabloya göre kişi, çocukluk, ergenlik ve yetişkinlik evrelerinde ahlaksal gelişmeler yaşar. Bu gelişmeleri evrensel olarak kabul etmiştir ve çalıştığı bireylerin ahlak gelişiminde en fazla 4. evreye kadar geldiğini gözlemlemiştir. Her bireyin aşamaların tümünü tamamlaması beklenemez çünkü her birimizin yetiştiği aile, çevre ve kültür farklıdır.

Kohlberg bu çalışmasında farklı yaş gruplarından çocuklara şu soruları sormuştur;

  1.      Heinz ilacı çalmalı mıydı?
  2.      Heinz karısını sevmeseydi yine de ilacı çalar mıydı?
  3.      Ölecek kişi yabancı biri olsaydı bu herhangi bir şeyi değiştirir miydi?
  4.      Kadın ölürse polis eczacıyı tutuklamalı mı?

Kohlberg, ahlaki akıl yürütmenin insanlar büyüdükçe nasıl değiştiğini görmek istiyordu. Burada önemli olan çocukların eylemi doğru veya yanlış olarak değerlendirmesi değil, neden böyle bir cevap verdiğidir. Çocukların büyüdükçe cevaplarının değiştiği görülmüştür. Her biri iki alt aşamalı olan 3 farklı akıl yürütme düzeyi tanımlanmıştır.

1.Gelenek Öncesi Düzey

Ergenlik dönemine kadar olan, çocukları kapsayan düzeydir. Temel düşünce ‘güçlü olan kazanır.’ Kişisel bir ahlak kuralı yoktur. Ahlaki kurallar bu dönemde yetişkinlerin standartları ve kurallarına uymanın ya da çiğnemenin sonucu ile belirlenir. Yetki bireyin dışındadır ve akıl yürütme eylemlerin fiziksel sonuçlarına dayanır. Bu düzeyin iki alt evresi vardır.

             a.  Birinci Evre: Ceza ve İtaat Eğilimi

Kurallara ve otoriteye körü körüne bağlılıktır. Çocuk ceza almamak için kurallara uyar, otoriteye itaat eder. Eğer çocuk ceza alıyorsa yanlış bir davranış sergilemiştir. Ergenlik öncesi yaşa denk gelen bu dönemde çocuklar, genel olarak olayın dış görünüşüne ve meydana gelen zararın büyüklüğüne bakarak karar verir. Olayın gerisindeki nedenler önemli değildir. Örneğin bir çocuk annesine yardım ederken on tane bardağı yanlışlıkla düşürüp kırmıştır, başka bir çocukta annesi görmeden şeker alırken şekerliği kırmıştır. Çocuklara hangi çocuğun daha suçlu olduğu sorulduğunda, on tane tabağı kıranın daha suçlu olduğunu söylemişlerdir. Olaylar psikolojik ve sosyal açıdan değil fiziksel açıdan değerlendirilir. Benmerkezcilik hâkim olduğu için herkesin aynı düşündüğünü düşünerek yargılarlar. ‘Ben sütü seviyorsam herkes seviyordur.’ gibi.

             b.  İkinci Evre: Karşılıklı Çıkara Dayanan Evre

Bu evrede kişi kendi çıkar ve ihtiyaçları doğrultusunda davranışlarını düzenler, kurallara kendi ihtiyacını karşıladığı sürece uyar. Bu dönemde doğru olan şey, diğer insanlarında ihtiyaçlarının dikkate alındığı adil, karşılıklı alış-veriştir. ‘Ne kadar alırsam o kadar veririm.’ şeklinde bir yargı hâkimdir. Bu evrede çocuk, ödüllendirilen davranışları yapar, cezalandırılan davranışlardan çekinir.

2.Geleneksel Düzey

Bu aşamada çocuklar otorite ve kurallar hakkında bilgiler edinir. Nasıl davranması gerektiğini belirleyen sınırların olduğunu görür ve onlara uymayı öğrenir. Bu düzeyde kendi içinde ikiye ayrılır.

             c. Üçüncü Evre: Kişiler Arası Uyum Eğilimi

Bu evrede doğru olan diğer insanların duygularını önemsemek, onların beklentilerine cevap vermek ve kurallar doğrultusunda davranmaktır. Yaygın davranış normlarına uymak, çevrenin onayını almak ön plandadır. Davranış niyete göre değerlendirilir ‘iyi niyetli olmak’ önemlidir. Güven, sadakat, saygı gibi değerler bu evrede karşılıklı ilişkilerin devamlılığı için öne çıkar. Bu evrede çocuklar anne ve babasını memnun etmek için özel bir çaba sarf ederler.d

              d.  Dördüncü Evre: Kanun Ve Düzen Eğilimi

Çocuk ya da yetişkin toplumun daha geniş kuralları olduğunu fark eder. Bu nedenle yargılar, kanunları korumak ve suçluluktan kaçınmak için kurallara uymakla ilgilenir. Toplumsal olarak kabul görülen kurallar neyse kişi onu içselleştirir ve sorgulamadan bunlara uyar.

3.  Gelenek Ötesi Düzey

Bu düzeyde birey, başkalarından ve otoriteden bağımsız bir şekilde kendi ahlak ilkelerini seçerek, kendine özgü değerler sistemi kurar. İlk düzeyde otorite kişinin tamamen dışındadır. İkinci düzeyde kişi otoriteyi içselleştirmiştir fakat sorgulamaz. Üçüncü düzeyde ise kişisel otorite oluşur.

              e.  Beşinci Evre: Sosyal Sözleşme Eğilimi

Bireysel farklılıklar göz önüne alınır. Her birey kendi tercihini yapma hakkına sahiptir. Toplumun değer ve hakları, kişinin değer ve hakları ile çelişse bile korunur. Belirlenen kanunlara saygı duyulur. Fakat evrensel ahlaki bakış açısı ile hukuki bakış açısı arasında farklarda vardır. Örneğin, birini öldürmek yasalarca meşru görülmez fakat sizi öldürmek isteyen birisini öldürmeniz durumunda da ceza almazsınız. Burada kişi kendi yaşamı ile yasalar arasında bir tercih yapar.

              f.  Altıncı Evre: Evrensel Ahlak İlkeleri Eğilimi

Kohlberg’in ahlaki gelişim ile ilgili düşüncelerinin en çok tartışıldığı evredir. Kohlberg önceleri bu düzeyin çok az insanda var olduğunu söyleyerek daha sonrada ahlaki gelişim aşamalarını 5 evreye indirmiştir. Kişinin kendine özgü prensipleri vardır ama yasalara da saygı duyulur fakat yasalar ve prensipler çeliştiğinde kişi kendi prensiplerini korur, yasalara karşı çıkmaktan çekinmez.

İçinde bulunduğumuz çağın çok hızlı değişkenlik göstermesi ile geleneksel ahlaki düşünce sistemimizi değiştirmemiz gerekmektedir. Uslu çocuk, söz dinleyen çocuk, otoriteye karşı çıkmayan çocuk ahlaklı çocuktur düşüncesi bugünkü dünya ile paralel değildir. Şu anki dünya problemleri eskiye göre daha da farklılaşmış durumdadır. Eskiye göre değerlendirmeler yapmak çocuğun içinde bulunduğu dünya ile ahlaki değerleri arasında çelişkiler yaşamasına neden olur. Çocuğun bu karmaşık durumdan kurtulabilmesi için özerk düşünebilme yeteneğini geliştirmemiz gerekmektedir. Kendi değer yargıları ile alınan kararları sorgulayan, yanlış gördüğü kısmın nedenini savunabilen bireyler yetiştirmemiz gerekmektedir. Aksi durumda çocuk demokratik toplumun özgür bir bireyi değil, alınan her karar itaat eden, başkaları tarafından yönlendirilen ve manipülasyona açık bir birey haline gelir.

Kaynaklar

http://dergipark.gov.tr/download/article-file/302618

https://www.simplypsychology.org/kohlberg.html

https://www.psychologynoteshq.com/kohlbergstheory/

https://mgurgan.wordpress.com/tag/heinzin-ikilemi/

    

 

İçimizdeki Ebeveyn: Eyvah! İçimden Annem Çıktı
Ahlak Gelişimi
Ahlak Gelişimi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.

Menü